Her ayın 15'inde internet üzerinden yayınlanacak olan dergimizin dördüncü sayısı 15 Haziran 2008 tarihi itibariyle erişime açılmıştır.
Dergimizin 4. sayısına ulaştık. Ama daha yolun çok başındayız aslında. Bu sayımızda açıkçası içimize çok sinen bir dergi oluşturamadık. Ayrıca teknik sorunlarımızın önemli bir kısmı da hala devam ediyor. Bunun için tüm okuyucularımızdan özür diliyoruz...
Yazarlarımızın yazılarına ve araştırma dosyalarımıza soldaki menüden yazar isimlerinin üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Dergimizin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sayısındaki bütün yazılarını, topluca .pdf dosyası olarak indirmek için sağ menüden dergimizin arşivi bölümünden yararlanabilirsiniz.
Dergimize yazılarınızı göndererek siz de katkıda bulunabilirsiniz. Yazılarınızı bize editor@geceyarisidergisi.com adresinden gonderebilirsiniz.
Dergimiz Hakkında
MERHABA
Bundan altı yıl önce birkaç arkadaş, henüz üniversiteye yeni başlamış öğrenciler iken internet üzerinden bir gazete çıkarmaya karar vermiştik. Çıkaracağımız gazete, gündemde olan bilinen ve en çok okunan konu ve fikirleri içermeyecekti. Bunun yerine gündeme daha az yansıyan konular ile gündemdeki konular hakkında değişik dile getirilmemiş fikirler içeren bir gazete yaratmaktı amacımız. Bir açıdan diğer haber kurumları tarafından aydınlatılmayan karanlıkta kalan noktaları aydınlatmayı hedeflediğimiz için gazetemizin adına Gece Yarısı Gazetesi adını vermiştik. Gece Yarısı Gazetesi ancak iki ay yaşadı. O günlerdeki tecrübesizliğimiz gazetemizi daha fazla yaşatmaya yetmedi.
Bu oluşumun dağılmasından uzun bir zaman sonra, şimdi yeni arkadaşlarımızla geceyarısı fikrini bir dergi ile yeniden canlandırmaya karar verdik.
Çoğumuz farklı alanlarda birbirinden farklı fikirlere sahibiz. Bu fikirleri farklı fikirlere sahip insanlarla paylaşmak ve kendimizi geliştirmek istiyoruz. Ne yazık ki, yıllar ilerledikçe giderek farklı düşüncelere sahip insanların gruplara ayrıldığı, bir söz kavgasına dönen televizyon tartışmaları dışında bir araya gelerek belli konularda ortak çözümler yaratmayı başaramadıklarını, hatta kendi fikirlerini dahi geliştiremediklerini fark ettik. Hatta insanlar bir yana, taraf tutmaması gereken kurum ve şirketlerin bile bir tarafa dahil edildiğini ya da müdahil olmaya zorlandığını, bu nedenle de farklı fikirlerin sağlıklı bir yöntemle sınanamadığını gözlemledik. Bu amacı karşıladıklarını savunan ve tarafsız olduklarını iddia eden gazetelerin de, aslında belli köşelere hapsedilen birkaç köşe yazarı dışında benzer fikirlere sözcülük eden bir yapıya sahip olduklarını düşünüyoruz. Zaman zaman oluşumuna tanıklık ettiğimiz, farklı fikirleri bir araya getirmeyi deneyen tartışma ortamları ne yazık ki uzun süre varlıklarını koruyamadı. Sonuç olarak, ülkemizde varlığına ihtiyaç olduğunu düşündüğümüz fikirlerin özgürce ifade edildiği bir oluşumun var olmadığını karar verdik ve böyle bir oluşumu bizim yaratabileceğimizi düşündük.